Perakendeciler Çevrimiçi ve Çevrimdışı Deneyimleri Nasıl Başarıyla Birleştirebilir

İçeride nasıl özel indirimler sunulduğundan bihaber, en sevdiğiniz mağazalardan birinin önünden geçtiğiniz oldu mu hiç? Ya da en iyi arkadaşınız size acayip uygun fiyata aldığı yeni bir eşyasını gösterdiğinde gizliden kıskandınız mı? Cevabınız evet, hayır, belki ya da lütfen saçma sorular sorma artık olabilir ama işin doğrusu hepimiz hala bazı ürünleri fiziksel mağazalardan alıyoruz.

Eminim bu ifadeyi çürütmeye çalışacak bazı tuhaf ve kesinlikle kanıtlanamaz istatistikler vardır bir yerlerde. Fakat ürünü elinize alana (veya üzerinize giyene) kadar memnuniyet garanti edilemez. Online alışverişin tabii ki bazı olumsuz yanları var: yeni elbisenin rengi o açık mavi küpelerle hiç uymayabilir veya tam SİZİN NUMARANIZ olan ayakkabılar sıkabilir gibi pek çok örnek de gösteriyor ki fiziksel mağazaların nesli yakın zamanda tükenmeyecek.

Fiziksel mağazadan yapılan alışverişin o an yarattığı hazzın yerini belki 24’üncü yüzyılda filan Sanal Gerçeklik Alışverişi alabilir. Mağazada dolaşmak duyulara hitap eden bir deneyimdir zira son kararı görerek, koklayarak veya dokunarak veririz. Demek istediğim o ki hala fiziksel mağazaları istiyoruz ve ihtiyaç duyuyoruz.

Ama bir dakika, çok da ileriye gitmeyelim zira her şey öyle kolay değil. Giderek daha fazla kanal karışıma eklendikçe satın alma süreci de çok daha komplike hale geliyor. Pek çoğumuz uzun metinler okumak istemediği için sanırım hepimize aşina gelecek bir şemayla göstereyim.

Mağaza artık bilgilerinizi kaydettiği için düzenli posta ve diğer iletişimler alacaksınız ama EĞER SİZİNLE İLGİLİ VEYA SİZİN İÇİN KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ değilse ya yok sayacak ya da filtreleyeceksiniz.

Şimdi birkaç hafta ileri saralım. Mağaza yakınındasınız ve kasklarda bir günlüğüne %50 indirim olduğunu bildiren bir mesaj aldınız! Kafanızı korusanız iyi olur diye düşünüyordunuz zaten, üstelik mağazaya yakın ve alışveriş havasındasınız, bu harika teklifi değerlendirmeye karar verebilirsiniz.

AMA NEREDEN BİLİYORLAR? BENİ TAKİP Mİ EDİYORLAR? BENİM GİZLİLİĞİM NE OLACAK PEKİ?

Coğrafi konumlama; GPS aktif olduğunda sabit bir bölge içinde mesaj iletmek açısından çok yararlı olmanın yanı sıra daha uzun mesafelerde de çok etkindir. Beacon’lar ise Bluetooth’u açık gezenler (ki pek çoğumuz öyleyiz) için daha etkin ve mağaza içi satış noktaları gibi mikro konumlarda son derece yararlıdır. Bu tür takipler, mağaza içi promosyon teknolojisiyle birlikte kullanıldığı sürece günlük hayatlarımıza kötü niyetli, adeta Orwell-imsi müdahaleler değildir. Hayatınızı değiştirebilecek tekliflerden haberdar olmak istemiyorsanız, Bluetooth’u kapatmanız yeterli. Ama unutmayın aslında sadece bilgi alıyorsunuz.

Müşteriyi son derece ilgilendiren ve doğru zamanda gönderilen içerikler aslında onlara yardımcı olabilir; sizin de bu tür içerikleri göndermeye odaklanmanız gerekir. Sinir bozmaz veya bir spam klasöründe kaybolmazlar, daha ziyade size doğru zamanda elinden geldiği kadar yardım etmek isteyen güvenilir bir dostun tavsiyesi gibi görülebilirler. Bu dost size sürekli paradan tasarruf fırsatları sunuyorsa, büyük olasılıkla ona gelecekte daha da çok güveneceğiniz söylenebilir. Zihinsel veri bankasında güven ve sadakat biriktirmek zaman alan bir şeydir ve aleyhte de çalışabilir; bir hata yaptığınız an, adınız hafızada negatif çağrışımlar uyandıracaktır. Burada güven ve sadakatin altında yatan nörolojik mekanizmalara girmeye gerek yok ama şu kadarını söyleyeyim her pazarlama profesyoneli bunu göz önünde bulundurmalıdır. Hele müşterinin önem verdiği konularda kişiselleştirilmiş içeriklerle onları bilgili ve ilgili tutmak söz konusu olduğunda bu şarttır.

Mağaza içi dijital pazarlamanın bilimkurgu olması gerekmiyor. Sadece birkaç adımda en etkin maliyet/kar dengesini (80/20 kuralı) sağlayabilirsiniz. Müşteri davranışını anlamak, doğru zamanda ve doğru yerde en uygun ve karlı kanallar hakkında akıllı kararlar verebilmek açısından şart. Müşterilere fiziksel mağazalardayken ilgili ve kişiselleştirilmiş iletişimler planlama ve gönderme kabiliyetiyle, tam kapsamlı pazarlama stratejinize güçlü bir çözüm eklemiş olursunuz. Bunun için şu malzemelere ihtiyacınız olacak: bir uygulama, birkaç beacon, bir sadakat programı ve kullanıcı kimliklerini eşleştirebilen, veri ve konum bilgileri toplayabilen ve bunları birden fazla kanalda yapabilen bir Marketing Cloud.

IKEA Avusturya’nın bu teknolojilerden nasıl yararlandığını şu videoda görebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=ROx6WBxIgoM

Artık tüm verileri, müşterinin etkileşimde kalmasını sağlayan, anlaşılır ve harekete geçiren tek bir formatta elimizde bulunduruyoruz. Bugün aslında bunu sofistike ve otomatik bir şekilde yapabilen çok az platform var. Belki de onlardan birini kullanma zamanı geldi…

Monday, 8 August 2016